çocuk, Eğitim

Okul Üzerine

pexels-photo-207697

Dünyada giderek yükselen eğitimli yetişkin oranı; çocuğun ailede daha çok ve zengin uyarıcı ile karşılaşmasına olanak sağlamaktadır. Artan teknoloji ve bilişim ortamı ile birlikte; çocuk anne ve babasının kendisi ile aynı yaşta bildiklerinden çok daha fazlasını bilir hale gelmektedir. Oysa okul çağına geldiğinde karşılaştığı okul anne babasının yetiştiği okul ile hemen hemen aynı nitelikleri göstermektedir. Dolayısıyla; okul denilen kuruma gelmeden önce birçok ön öğrenme ile donanık olan çocuk, okulda kendisi için gerekli olan bilişsel, duyuşsal ve devinimsel  bir çok bilgi, beceri ve gereksinimden çok uzakta bir eğitim ve öğretim ortamı bulabilmektedir. Okul denilen kuruma gelmeden önce alışmış olduğu zengin uyarıcıyı bulamayan çocuk; köhnemiş ve kendisini yenileme sorumluluğunu hissetmeyen bu kurumda zamanla körelmekte ve yaratıcılığını kaybetmektedir. Bu farklılık, okul kurumunun varoluş koşullarının yeniden sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır.

Sosyal yaşam koşulları, yasal zorunluluklar, ailenin çocuktan beklentileri; birey için tek bir seçenek sunmaktadır: zorunlu seçmeli okul. Birey, bu kararından dolayı yaşamının sonuna kadar mutsuz olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Çünkü; kişiliğinin oluşma sürecinin tamama yakını okul denilen kurum ve onun kuralları ile donatılmıştır. Çocuk, okul çağına gelinceye kadar,  sosyal çevresinde okula karşı bir sürü yargı ile donatılır. Okulun karşı konulamaz gücü onu deyim yerindeyse esir alır. Çocuk bütün bu okula ilişkin yargıların karşısında okula gitmeden kendini okula ait hissetmeye başlar. Bu yüzden de genellikle her çocuk okula başlamadan önce, heyecan ve tedirginlikle karışık bir umut taşır. Daha ilk gün gördüğü manzara şudur; sevimsiz renklerle boyalı duvar ve sıralardan oluşan fiziki mekan, asık suratlı ve adına öğretmen denen yetişkinler. Adına ders denen ve içinde bir sürü anlayamadığı kavram, terim ve bilgilerin yer aldığı kitaplar…

Sosyal çevrenin yönlendirmesi ve okulun kaçınılmazlığı ile yetişmiş olan çocuk için geriye hissedeceği bir tek duygu kalır: ‘Her şey doğru ve mükemmel yanlış olan ve anlamayan benim.’ Bu duygu her basamakta adım adım bütün benliğimizi sararak gelişir. Umut kırıcı okul ikliminden sonra, bir de anlamlandıramadığı ve neden gerekli olduğunu bir türlü sorgulayamadığı bir dizi kurallarla karşılaşan çocuk, yaşamın sonuna kadar, okul denilen kuruma karşı olumsuz duygular besler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s