öğretmen olmak

ÖĞRETMENLİĞİN İTİBARI

iskur-uzerinden-binlerce-ogretmen-araniyor-2-bin-500-ile-10-bin-tl-arasi-maas-h1533470572-616fca

‘Öğretmenin Palyaçolaşması’ diye bir yazı okumuştum. Yazan kişi öğretmenlik mesleğinin aslında gün geçtikçe itibarının kaybolduğunu ve öğretmenin de saygınlığını yitirdiğinden bahsediyordu. Bu yazıyı biraz daha eleştirel gözle okuduğumda, zamanla öğretmenlik mesleğine yönelik kasıtlı ya da değil, bir şekilde zarar verildiğine yönelik yaklaşımlar olduğunu fark edebiliyordum. Medyada çıkan haberler, eğitim sistemindeki yeniliklerin topluma yanlış lanse edilmesi, en ufak bir sorunda öğretmenlerin yetersizliğine yönelik söylentilerin çıkması bunların nedenlerinden olsa gerek.

Çevremizde gördüğümüz örnekleri irdelersek aslında önemsiz gibi görünen ancak temelinde sorunu eşeleyen küçük ama etkisinin büyük olduğu olaylarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Örneğin bir öğretmen arkadaşım kuafördeyken, oradakilerle televizyonda öğretmen maaşlarına zammın konu alındığı bir haber izlemişler. Kuaför dönmüş kendisine demiş ki ‘Hocam bu maaşla nasıl geçiniyorsunuz? Yazık size…’ Öğretmen arkadaşım çok üzüldüğünü, o sırada kendisini çok kötü hissettiğini anlatmıştı. Tam olarak maaşını haberlerde görmesi ve kuaförün kendisine acıması onu çok üzmüştü. Bunun gibi örnekler aslında toplumda maaşa endeksli değer verme algısı gibi önemli sorunlara neden olmakta. Bir yurt dışı seyahatimden sonra arkadaşlarım bana, ‘Öğretmen maaşıyla nasıl gidebildin?’ gibi sorular sordular. Aslında maaşın yetersiz olduğunun düşünülmesi, fark etmeden de karşı tarafı küçük düşürmeye yönelik sorular sorulmasına neden olduğunu düşünüyorum.

son-dakika-20-bin-ogretmen-alimina-iliskin-takvim-belli-oldu,_55tnCZXRECVajLfG0FMHA

Maaş sorununun yanında başka bir sorun, öğretmenliğin son zamanlarda kolay şikayet edilebilir bir meslek grubu haline gelmesi de olabilir. Öğretmenle kolaylıkla çözülebilecek bir sorunun, şikayet edilerek çözülmeye çalışılması, çoğu zaman öğretmenlerin veliler tarafından açık ya da üstü örtük bir şekilde tehdit edilmesi bu sorunlardan sayılabilir. Neyse ki son değişikliklerle en azından şikayet hattı kapatıldı ve bu sorun büyük oranda azaltıldı.

Sorunlardan başka bir tanesi de basında çıkan haberler… Öğretmenlerin girdikleri sınavlarda başarısız oldukları, bir olumsuz örneği sanki tüm öğretmenler yetersiz şeklinde lanse edilmesi gibi  haberler, öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırmaya yönelik olarak algılanabilir.

Öğretmenlik mesleğine yönelik son zamanlarda ‘öğrenci merkezli’ eğitim anlayışını yanlış anlayan ve sadece öğrencinin isteklerinin olacağını, öğretmenin etkisiz olduğunu düşünenler de var. Öğrencileri, öğrenme ortamını ve eğitim sistemini adapte etmeden öğretmenin sınıftaki otoritesini sarsmak ciddi sorunlara neden olabilir. Örneğin bir veli sohbet anında bana: ‘ Hocam yeni sistem çok iyi oldu. Eskiden eğitim öğretmen merkezliydi, şimdi veli ve öğrenci merkezli.’ demişti. Bu algının aslında bir veliye mal edilmemesi, dinlenilmesi, algılanması ve değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğitim ortamının paydaşlarının ne düşündükleri çok önemli. Öğretmenin, öğrencinin, velinin ne düşündüğünü dinleyip, çözüm odaklı yaklaşmakta fayda var. Eğitim sistemindeki tüm değişikliklerin sadece öğretmen tarafından bilinmesi değil, veliye ve öğrenciye de gerekli bilgilerin verilmesi bu konudaki sorunu biraz daha azaltabilir diye düşünüyorum.

Değişen eğitim sisteminde bu algıların kırılmasının yanında, ‘öğretmen’ kelimesinin dahi değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Yeni eğitim anlayışlarında öğret-men algısı kırılmaya, daha çok öğretmenin rehber konumunda, paylaşımda ve yardımlaşma içinde olduğu algısı yerleştirilmeye çalışılıyor. O halde öğretmen bilgi aktaran değil, bilgiye ulaşmada öğrenciye yardımcı olan, kaynak gösteren bir ‘paylaşman’ rolünde olduğu düşünülebilir.

Sonuç olarak, öğretmenlik mesleğinin itibarını korumak ve eğitimdeki rolünü iyi anlamak oldukça önemli. Basın başta olmak üzere, toplumdaki öğretmenlik algısının değişmesi sadece öğretmenlere yönelik değil, eğitim sisteminin başarısına yönelik iyi bir girişim olacağı kanısındayım. Öğretmen mutlu olursa, öğrenci de mutlu olur; öğrenci mutluysa başarılı olur ; öğrenci başarılı ve mutluysa veli de mutlu olur.  Bana göre, bu bir döngüdür ve bu döngünün sağlıklı işlemesi bir ülkenin eğitim sistemini başarıya götürür.

Reklamlar

“ÖĞRETMENLİĞİN İTİBARI” için bir yorum

  1. Keşke yazınız daha fazla kitlelere ulaşsa. Tespitlerinizde çok haklısınız.
    Reyting uğruna harcanmaktan çekinilmeyen yegane meslek maalesef 😞

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s